Lütfen Flash Plugini Yükleyin
ANA SAYFA
TÜRK LAİKLİK SİSTEMİ  align=

TÜRK LAİKLİK SİSTEMİ 

iiAvrupa'da papazlar-ruhban sınıfın (Klerikus), kralları afaroz edip (dinden çıkarma), "Entülijan" denilen cennetin senetlerini satma dönemi olan Orta Çağ'dan sonra; Ruhban sınıfınca kişi ve toplumların kandırılmalarının, bu sınıfın sınırsız iktidar tutkularının önüne geçmek, tüm Avrupa devletlerinin en önemli çabası haline gelmişti. 1789 Fransız ihtilalinden sonra büyük çabalar sonucu papazlar-ruhban sınıfının; Sadece dini görevlerini yapabilmeleri, devlet işleri ile meşgul olmamaları, dini faaliyetlerin de çıkar aracı haline getirilmemesi amacına ulaşılmaya çalışıldı.

Buna dönük hukuk kuralları ile, din ve devlet işleri arasına sınırlar çizildi.

Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra, bu konuda bilgi ve düşünce yönünden hazırlıklı olan Mustafa Kemal Atatürk; 1071 Malazgirt Savaşından sonra Selçuklular, sonra da tüm beyliklerde ve Osmanlı İmparatorluğunda İslamiyetin bazı kişiler ve kurumlar tarafından kötüye kullanılıp, değişik toplum kesimlerinin mal ve namuslarının tasalluduna varan yoğun hadiseler zincirini kırmak, maddi, manevi (dünyevi) çıkar aracı haline getirilmesinin önüne geçmek üzere "Türk Laiklik Sistemi" ni, kurduğu Cumhuriyetin en önemli ve temel ilkesi haline getirdi.

Türk Laiklik Sistemi ile Avrupa'nın laiklik sistemi farklıdır. Avrupa'da halk-cemaat (Laikus) ve klerikus(aydınlatıcı,öğretici papaz-ruhban sınıfı) vardır.Avrupada laiklik,papazların halka tahakkümünü önlemek anlamını taşır.İslamiyette ise ruhban sınıf olmadığından,laikus(halka ) tahakküm prensipte yoktur.Dolayısı ile İslam zaten laiktir.Tahakküm etmeye kalkanlar,papaza ikamedirler.

Bazılarının yanlış bildiği gibi laiklik dinsizlik anlamına gelmez. Latince kökenli bir kelime olup, cemaat-halk anlamına gelir. Türkiye Cumhuriyetin'de bazı kimselerin ve birtakım kesimlerin kendi kafalarındakini din olarak ortaya koymalarının, önüne geçilmesi için, Akademik seviyelere kadar din eğitimi, devlet eli ile verilir. Yani icazeti yalnız devlet, eğitim kurumları vasıtası ile verir. Dini görev yapanların "öğreticilik ve eğiticilik" fonksiyonlarının dışında, papazlar gibi kutsi ruhbanlık nitelikleri yoktur.

Batıdaki gibi laiklik olsun düşüncesi; İslamiyette de;"papaz-ruhban" isevi işlevselliğinin Türkiye'de uygulanmasını istediklerini yansıtır ve islam şeraitine aykırıdır.

Peygamber efendimiz, kendisini ziyarete gelen Adiy İbn Hatem'e; "Hahamlarını ve rahiplerini, Allahtan ayrı Rabler edindiler" diye yakınıyor.

Peygamberimiz yine bir hadisinde (Tırmızi);"Dini kullanarak maddi ve manevi çıkar sağlayanların, öbür Alem'de yeri Cehennemdir" diyor. Bu çok açık ifadelere bile, toplumun bir kesimi adeta gözlerini kapamış, kulaklarını tıkamış. Peygamberimizin istemediği davranış içinde olanlara onay veriyor.

Falcılık, medyumculuk, tedavi edicilik, cincilik günümüzde resmen meslek olmuş. Bunlardan bazıları vergi mükellefi olup, fatura kesebiliyor. Tekke, zaviye açıp, müslümanları vesayet altına alma çabaları almış yürümüş. Bunlara rağmen "Türk Laiklik Sistemi" yerli yerine oturmuştur ve Türkiye Cumhuriyeti'nin dünya durdukça varolmasının teminatıdır.


Son güncelleme: 26.1.2008 | Sayfa Gösterimi: 11054

GAZETELER

Akşam
Bilgisayar
Cumhuriyet
Fanatik
Güneş
Hürriyet
Milliyet
Radikal
Resmi Gazete
Sabah
Star
Turkish Dailynews
Türkiye Gazetesi
Yeni Asır
Yenibinyıl

İsminiz:
E-mail:
Konu:
Güvenlik Kodu: Güvenlik Kodunu Göremiyorsanız Sayfayı Yenileyiniz...
Mesajınız  

 

ANA SAYFA >> TÜRK LAİKLİK SİSTEMİ
 Telefon : 0.242.244 64 60  Cep Tel: 0.536.230 43 46
 E-Mail  : farukertunc@mynet.com

Site Haritası